Liderlikte ilerleme var ama sorunlar bitmiyor

Rapora göre küresel ekonomide süregelen dalgalanmalara rağmen kadın liderler, kendi şirketlerinin performansına ilişkin güçlü bir iyimserlik sergiliyor. Her 10 kadın liderden 9’u önümüzdeki üç yıl içinde gelirlerde artış bekliyor. Buna karşılık küresel ekonomi için güven oranı yalnızca üçte bir düzeyinde kalıyor. Bölgesel bazda Asya’daki kadın liderler daha iyimserken Batı Avrupa’dakiler daha temkinli bir tablo çiziyor.

Üst düzey kadın yöneticiler, karşılarındaki en acil sorunların başında jeopolitik karışıklıkların ve ekonomik belirsizliklerin geldiğini düşünüyor. Aynı zamanda, silahlı bir çatışma ihtimaline dair endişeler de artıyor; katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ı bu konuyu en önemli kaygıları arasında gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi şirketlerinin mevcut jeopolitik karışıklık ve çeşitli zorluklar nedeniyle giderek artan bir baskı altında olduğunu belirtiyor.

Şeffaflık yok

Önümüzdeki üç yıl için öngörülerde de üst düzey yöneticiler şirketlerin büyümesi önündeki en büyük riskin yine jeopolitik belirsizlikler olacağını düşünüyor.

Araştırmadan çıkan bir diğer çarpıcı bulgu ise kadın liderlerin yüzde 62’sinin, son üç yılda iş yerlerinde önyargı ve ayrımcılık yaşadıklarını söylemesi oldu. Katılımcıların yüzde 47’si de çalıştıkları şirketlerde eşit ücret konusunda henüz şeffaflık olmadığını belirtiyor. Bölgesel çapta bakıldığında ise Kuzey Avrupa’daki üst düzey kadın liderlerin hem önyargı ve ayrımcılığı çok daha az yaşadığı hem de eşit ücret konusunda daha fazla şeffaflık olduğu göze çarpıyor. Kadınlar bu konularda başka hiçbir bölgede Kuzey Avrupa’daki kadar olumlu bir tablo çizmiyor.

Yapay zekâya yatırım

2025’teki ankete katılan üst düzey kadın yöneticiler arasında, beş yıl aradan sonra ilk kez yatırım odağı, yeni teknolojilerin özellikle üretken yapay zekânın benimsenmesi ve kullanılması yönünde oldu. 2023’teki anketle karşılaştırıldığında, çalışan gelişimine yapılan yatırımda 30 puanlık bir azalma oldu ki bu da önceliklerin net şekilde değiştiğini gösteriyor. Öte yandan kadın liderlerin yüzde 80’i, üretken yapay zekânın iş sayısında köklü bir değişikliğe yol açmayacağını, ancak mevcut çalışanların yeni beceriler edinmesini ve farklı görevlere kaydırılmasını gerektireceğini düşünüyor. Yüzde 15’lik bir kesim, üretken yapay zekânın yarattığından daha fazla işi ortadan kaldıracağını öngörüyor. Yüzde 5 ise, yapay zekânın yok ettiğinden daha fazla yeni iş imkânı doğuracağı görüşünde.

Dijital şiddet

Ankete katılan üst düzey kadın liderlerin neredeyse tamamı sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor ve büyük çoğunluğu bunu profesyonel amaçlarla yapıyor. Özellikle yönetici pozisyonlarında profesyonel başarı için dijital dünyada varlık göstermenin neredeyse zorunlu hale gelmiş olması da bu ilginin bir nedeni olarak gösteriliyor. Bununla birlikte bu durum, beraberinde çeşitli riskleri de getiriyor. Ankete katılan kadınların yaklaşık üçte biri, dijital ortamda şiddete maruz kaldığını ya da çevresinde buna tanık olduğunu belirtiyor. Bu durum, sözlü tacizden iftiraya, nefret söyleminden doğrudan hedef alınan siber zorbalığa kadar farklı şiddet türlerini içeriyor. Üst düzey kadın yöneticilerin karşılaştığı dijital şiddet türleri içerisinde ilk sırada yüzde 41 ile taciz geliyor. Bunu yüzde 37 ile karalama ve yüzde 35 ile nefret söylemi takip ediyor.

‘Eşitlik’ten haberler

– KAGİDER, Garanti BBVA’nın destekleriyle kadın girişimciliğini güçlendirmek amacıyla “Ticaretin Kadınları”nı İstanbul’da bir araya getirdi. Dünya Kadın Girişimciler Günü’nde gerçekleşen etkinliği; iş dünyasının önde gelen isimleri, kadın girişimciler ve sektör profesyonellerini buluşturdu.

– Kadın girişimciliğini güçlendirmek, sürdürülebilir kalkınmaya ivme kazandırmak ve Türkiye ekonomisinde kapsayıcı büyümeye katkı sağlamak amacıyla Alarko Holding tarafından, Habitat Derneği iş birliği ile hayata geçirilen Girişim Öncüleri Programı’nın 2025 yılı hibe etabına başvurular başladı. Bu yıl 25 girişimci kadına toplam 2,5 milyon TL tutarında hibe desteğinin sağlanacağı programa başvurular, 5 Aralık 2025 tarihine kadar devam edecek.

– Deniz ulaşım markası İDO, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalarının bir yansıması olarak Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından ödüle layık görüldü. İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, “Denizcilik gibi erkek egemen bir sektörde kadınların varlığını güçlendirmek, yalnızca bir istihdam politikası değil; toplumsal gelişimin temel bir parçasıdır. İDO olarak fırsat eşitliğini tüm süreçlerimizin merkezine alıyor, kadın çalışanlarımızın sektörde daha görünür ve etkili olabilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi.

Author: admin